Reklamı Geç
Advert

HİŞYAR ÖZSOY ULUSAL VE YEREL GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

Halkların Demokratik Partisi Bingöl Milletvekili Hişyar ÖZSOY Bingöl Haber'e yaptığı Özel Röportaj

HİŞYAR ÖZSOY ULUSAL VE YEREL GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ
Haberin videosu için tıklayın!

Halkların Demokratik Partisi Bingöl Milletvekili Hişyar ÖZSOY ile yaptığımız röportajda gündeme dair keyifli bir röportaj yaptık. Bingöl Haber'e yaptığı Özel Röportajda halktan sosyal medya aracılığıyla ve gelen maillerde ki soruları HDP Bingöl Milletvekili Hişyar ÖZSOY'a sorduk.

ÇÖZÜM SÜRECİ HANGİ AŞAMADA ?

Maalesef çözüm süreci iyi bir aşamada değil. Biliyorsunuz son günlerde bir tecrit politikası var. Sayın Öcalan’la görüşmeler durmuş durumda. Zaten uzun zamandır bir gerilim vardı.  Dünde Suriye’ye operasyonlar başladı. Zor bir aşamadayız. Muhtemelen erken seçim operasyonları bağlamında başta Recep Tayyip Erdoğan ortamı geriyor. İki yıldır görüşmelerimiz vardı. Yani çok somut bir sonuç alınamamış olsa dahi, görüşmelerin olması son derece olumluydu. İnsanların gerilimleri biraz olsun düşmüştü. En azından bizim umudumuz seçimden sonra hükümet özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın çözüm sürecine iğime kazandırması ve yardımlarla desteklemesini beklerken, Recep Tayyip Erdoğan milleti erken seçime götürmek için barış sürecinden vazgeçmiş görünüyor. Yani barış süreci öyle bir noktaya geldi ki şu an bir sekteye uğramış durumdayız. Şunu da açıklığa kavuşturmak lazım bu noktadan sonra Türkiye’nin barış sürecinden vazgeçmesi gibi bir şansı yok. Çünkü "Gemi batarsa hepimiz batarız." Umuyoruz hükümet kurulabilirse koalisyon hükümeti, olmasa erken seçim kararı ile yürütülür. Özellikle Recep Tayyip Erdoğan niyetini bozmuş Türkiye’yi erken seçime götürmeye çalışıyor. Kendi Şahsi istikbali için biraz ortam netleşirse hükümet kurulabilirse ya da seçim takvimi oluşturulursa belki biraz tansiyon düşer. Ama ülkeyi gerilimler bekliyor.

KOALİSYONA BAKIŞ AÇINIZ NEDİR?

7 Haziran sabahı Türkiye halkı bir tercihte bulundu. Bu tercihten Koalisyon Çıktı. Her şeyden önce halkın tercihine saygı duyuyoruz. İnsanlar Ak Parti'ye en fazla oyu vererek birinci parti yaptılar. HDP’ye barajı geçirttiler. 80 Milletvekilimizi meclise soktular. Aynı zamanda diğer partilerde hatırı sayılır sayıda milletvekilleri oldu. Halkın iradesi bir koalisyon şeklinde. Bu iradeye maalesef saygı duyulmuyor. Bizim gördüğümüz kadarıyla burada Bingöllülerin deyimiyle “Bir yumurta kaynatmak için koca bir memleketi yangın yerine çevirdi.”  Ateşe verdi. Çok büyük bir sıkıntı.

Ulusal basında erken seçim ha geldi gelecek, koalisyon olacak gibi açıklamalar oldu. Değişik kesimlerin, sermaye kesimlerin, bir AKP-CHP koalisyonuna yönelik bir destekleri vardı. Türkiye’de bazen gerilimlerin içine düşülebilir. HDP olarak da bunu defalarca belirttik Koalisyona karşı yapıcı olacağız. Siyaseten destekleyeceğiz en nihayetinde hükümetin bir an önce kurulması lazım. Bu hükümetin maalesef kurulamamasını şu ana kadar ki sebebi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Öyle görünüyor ki bizi seçime çekecek. Çok ciddi bir değişiklik olacağını da düşünmüyoruz.

Yenilen pehlivan misali bir daha  güreşmek istiyor. Maalesef şu söylemek gerekiyor ki Türkiye gerçekten artık İktidarı kaldıramıyor. Seçimlerden tekrar koalisyon çıkarsa ne olacak bunları düşünmeden tek başına yeniden iktidara gelmek istiyor.

Recep Tayyip Erdoğan  bakın Davutoğlu demiyorum. Altını çizerek söylüyorum Recep Tayyip Erdoğan  Şu son bir ayda ki gerilimler, ölümler, sınır ötesi operasyonlar tamamen seçim öncesi senaryolarıdır.

Bakalım seçimden herhangi bir korkumuz yok. Kimse yanlış anlamasın. Halk bir karar vermiş ve halkın fikrini değiştirmek için ne oldu. Biz daha çalışmalarımıza başlayamadık. Yani çözmeyi düşündüğümüz sorunları da yapmadan halk neden kararını değiştirsin. Recep Tayyip Erdoğan Halkı Kendisine mahkum etmek istiyor.İşin doğrusu bu. Ülkede karışıklıklar çıkartıp iyice yaygaraya verip, kızıştırıp ha bakın adres benim. Ben olmadan bakın memlekette istikrarsızlık oluyor. Bu istikrarsızlığı kendisi körüklüyor. Bingöl halkının bu gerçekleri bilmesi lazım.  Daha önce de belirttiğim gibi bir yumurtayı kaynatmak iktidara gelmek için bütün ülkeyi felakete sürüklüyor.

SİZCE ERKEN SEÇİN OLACAK MI, OLURSA OLUMLU YA DA OLUMSUZ NASIL BİR SONUÇ ORTAYA ÇIKAR?

Olası bir erken seçimde çok ciddi bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Tabi Ak Parti’nin izlediği siyaset “Biz insanları bezdirir, kendimize bağlarız. Yine bizi seçerler” diye düşünüyor. Muhtemelen MHP'den %1- %2 oy koparmaya çalışacak. Bu kayıpta 20-25 milletvekiline tekabül ederse tekrar iktidara geliriz düşüncesindeler. Tek başımıza iktidarı kurarız. Kimseyle de paylaşmayız. Ama halkın iradesi bu mecbur paylaşacaksın. Tabi ki olumlu olumsuz sonuçları olacaktır.

Tekrar bir seçim ekonomisine gideceğiz. Bu memleketin parası yok. Yani biz neyle seçime katılacağız tekrar. İşçiler bekliyor, işverenler bekliyor. Memurlar bekliyor, bankalar kredi vermiyor niye; çünkü hükümet daha kurulmadı. Ne olacağını bilemiyoruz. Bu durumda herkes hükümetin kurulmasını bekliyor.

Maalesef cumhurbaşkanının kaprisleri, şahsi kompleksleri ve çıkar kaygıları yüzünden bir erken seçime gidebiliriz. Sonuçlarında olumlu olacağını düşünmüyorum.

SEÇİM ÖNCESİNDEN BU GÜNE İMRALI İLE GÖRÜŞMELER YAPILMIYOR SEBEPLERİ NELERDİR?

Yani her seçimden önce biliyorsunuz Ak Parti hükümeti aslan kesiliyor. Milliyetçi söylemlere savurur. Bazen bağırıyor, asacaz - kesecez diyorlar. Yine oy oranını değiştirmeye çalıştılar. Maasef çözüm süreci kürt sorunu ile ilgilidir. Kürt sorunu da sürekli kenara atılan bir sorundur. Dolayısıyla bu sorunları seçim endeksli düşünmemek lazım. Yazık ediliyor. Gençlerin yoğun olduğu bir ortamda oturup seçimi düşünmek siyaseten terbiyesizliktir, hayasızlıktır. Dolayısıyla seçim süresinde çözüm sürecini kullanmamak lazım. Bizim kaygımız şuydu. HDP mutlak suretle mecliste olsun ki biz çözüm sürecini gündeme getirebilelim.

İki yıl Abdullah Öcalan ile görüşmeler yapıldı ama iki yıl uzun bir süre. Bir takım adımların atılabilmesi için zeminler oluşturulmalı kısmi de olsa bir yasal çerçeve oluşturulmalı. Ama seçimlerden bir ay önce cumhurbaşkanı her şeyi ret etmeye başladı.  Yok efendim görüşme yok, müzakere yok,       o yok, bu yok, Dolmabahçe mutabakatı yok, bir şey yok dedi. Baktı kürtlerden oy alamıyor, gençlerden oy devşiririm dedi. Aklı fikri %2 - %3 oyumu nasıl arttırırımda.  Bunun içinde böyle bir zamanda Abdullah Öcalan ile görüşmelerin yürütülmesi MHP’den gelebilecek oyları alabilmek için kürt halkına baskı uyguluyor. Hâl bu ki tecrit olmasa, Abdullah Öcalan ile görüşülebilse bu gün gitsinler Ak Partinin oy oranı %90 düşer. Hükümet denilen bir muhatapta yok zaten. Erdoğan mitingleri eline almış son derece sert bir milliyetçi bir söylemle seçime gitmiştir. Maalesef Erdoğan tek başına iktidar olmak istiyor. Olamayan siyasal vizyonuyla biz bunu sürekli görüyoruz.  Barış sürecini göz ardı etmek,  Barış yapacağına dair insanlarımıza söz verdi. Ama seçim sürecinden bu yana sürekli cenaze defnediyoruz. Ben kendim şahsen beş kişi defnettim.

Bir taraftan Suruç'taki olay. 20 yaşında gencecik çocuklar, Askerler öldürüldü, operasyonlar oluyor. Bunlar gerçekten bizi üzüyor. Ama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tercihini şuan çözüm süreci yönünde kullanmıyor. Tecrit döneminde çözüm sürecini askıya almış durumda. Tecridi kaldıracağız ortadan, çözüm sürecini mutlak suretle ilerleteceğiz.

TÜRKİYE’NİN SURİYE’YE GİRMESİ DURUMUNDA İZLENİMLERİNİZ NE YÖNDE OLUR?

Yani Türkiye’nin işin doğrusu Suriye’yi için bazı plan ve programları var. Uluslararası güçlere baskı yapıyorlar. Türkiye’nin Suriye’ye ciddi anlamda gireceğini düşünmüyorum. Öyle bir konjektör şu an yok. Uluslararası güçlerden müsaade almadan sizin oraya gitmeniz büyük sıkıntı. Zaten  Suriye’deki sorun sonuna kadar minimalize oldu. Yeterince silah var ortada, Türkiye kürtlerden korkuyor. Hala antipatik bir siyaset güdüyor. Halbuki ortada siyasal bir statü yok.

Türkiye elinden geldiğince Suriye’ye girmeye çalıştı ancak, bölgede henüz radikal islami örgütleri ile isimleri ayuka çıkmış durumda. Suruç’taki olaydan sonra bir kaç adım atmaya yeltendi ama biz göreceğiz “Işid’e, radikal islami örgütlere karşı operasyonlar düzenliyoruz” deselerde baktığımızda göz altına alınanların  %80 bize oy verenlerdir. Bir taraftan da böyle bir halka operasyonu düzenliyorlar.

Türkiye Suriye’ye girecek olursa gerçekten çok kötü olur. Bir şey çözmez. Amerika Irak’a girdi neyi çözebildiler ki.         Hala bir şey çözmüş değiller. Dolayısıyla askeri alıp girersin ancak oradan çıkamama durumu da var. Eğer Türkiye gerçekten Işid'e karşı savaşmak istiyorsa bölgede Işid'e karşı savaşan kürtler var bir mücadele veriyorlar. Ama Türkiye bir taşla bir kaç kuş vurmaya çalışıyor. Bir taraftan Işid derken bir taraftanda gitmiş Kandil'i bombalamış. Her tarafta göz altı operasyonları yapıyor.

Eğer Türkiye Suriye'ye girerse ordaki savaş buraya gelir. Bizim kaygımız savaşı Türkiye'den uzak tutmak. Buraya o savaş gelirse biz on yıl bu kaybın içinden çıkamayız. Bu ateş buraya düşerse ki olmaya başladı; Reyhanlı Diyarbakır Suruç'ta oldu. Bu artarsa bu ateş bir yanarsa, biz on yıl bu ateşi söndüremeyiz. Erdoğan'ın yine şahsi fantezileri yüzünden bir memleket kurban edilemez. Maalesef olumsuz bir noktaya doğru gidiyoruz. Ama Türkiye uluslararası bir destek almadan oraya gitmeye ne gücü var ne de kapasitesi var. Çok istiyorsa Erdoğan, kürt ve türk evlatlarını Suriye'de öldürmesin alsın oğlu Bilal'i ve akrabalarını gitsin savaşsın.

Biz bu savaşa kesinlikle karşı duracağız. Çünkü sorun çözülmüyor.Orada  Işid'e karşı savaşan güçlerle bir dayanışma halinde, sınırlarını koruyarak, öncelikle bu savaşı sınırda bloke edebilir. Bu savaşa girmek doğru değildir. Eğer girerse Trabzon'dan Elbistan'a kadar bütün ortadoğuyu bu savaşın içine çeker. Bunun da siyaseten ağırlığını hiç kimse kaldıramaz.

İMRALI VE KANDİL ARASINDA BAZEN UYUMSUZLUKLAR YAŞANIYOR, SEBEPLERİ NELERDİR?

Bu soru çok soruluyor. Bir uyumsuzluk olduğunu düşünmüyorum. Bir uyumsuzluk söz konusu bile değil.  Zaten Kandil'le İmralı arasında dört aydır görüşme olmuyor. Bu uyumsuzluk nerden çıktı onu da bilmiyorum. Görüşemiyoruz ki uyumsuzluk var mı, yok mu anlayalım. Bunu en iyi öğrenmenin tek yolu da şudur: Önce Sayın Abdullah Öcalan ile Kandil arasında görüşme imkanları versinler bakalım neler olacağını.

 BİNGÖL AK PARTİ MİLLETVEKİLLERİ VE BELEDİYE İLE ORTAK BİR ÇALIŞMANIZ OLACAK MI?

Tabiki ortak bir çalışmamız olacak. Ak Parti nihayetin bizim siyasi rakibimizdir. Normaldir siyaset yapıyoruz. Nezaket içerisinde beraberliğimizi sürdüreceğiz. Ancak bizim düşmanımız değildir. Demokratik siyaset böyle işler. Bazen anlaşamayabiliriz, genel başkanlarımız bazen bir takım gerilimler, anlaşmazlıklardan dolayı karşı karşıya gelebilirler ama bütün bunların dışında Bingöl'ün yerel, kalkınma içme suyu, alt yapı, üst yapı, yol elektrik sorunu var. Şimdi bunlar politik sorunlar değil, yani kürt sorunu gibi politik değil. Her sorun politiktir ama biz şöyle düşünüyoruz, siyaseten liderler ne yaparlarsa yapsınlar Bingöl'ün yerel sorunları için mutlak suretle kurum amirleriyle vekillerimizle ortak çalışamazsak, ortak bir irade kuramazsak Bingöl'ün sorunlarını kesinlikle çözemeyiz. Dolayısıyla umuyorum ve inanıyorum ki Hem Şebnem Hanım, hem Enver Beyle biz Bingöl'ün özellikle yol su gibi temel sorunlarını, işsizlik gibi sağlık, eğitim sorunlarını birlikte yan yana gelip çözmemek gibi hiç bir sebep yok. Yani Bingöl'ün bu gün bir hastane ve  köprü sorunu var niye biz beraber bu sorunu çözmeyelim.

Yakın zamanda vekillerimiz, belediye başkanları ve muhtarlarımız ile birlikte DSİ ve diğer ilgili kurumlarla birlikte oturmayı planlıyoruz. Bingöl'ün sorunlarını nasıl çözebileceğimizi konuşacağız

Biz değişik siyasi partilerden vekiller, kurumlar olarak yan yana gelemezsek ortak bir irade gösteremezsek bu sorunların hiç birini çözemeyiz. Belediye başkanımızın Yücel Bey misal Ankara geldiğinde İller Bankasıyla sorunu var. Kendisinden basın yoluyla söylüyorum. Geldiği zaman sadece Ak Parti vekilleriyle değil bizimle de görüşmesi lazım. İller Bankasına üç vekilde beraber de gidebiliriz. Bunun etkisi daha farklı olacaktır. Bizim yerelde böyle bir siyasi irade göstermemiz lazım. Bu yerel sorunların çözümü için. Kürt sorunu gibi konularda anlaşamayabiliriz ama şu siyasal basireti göstermemiz lazım. Ortaklaşa bir şeyler yapmamız lazım ve hizmet ortak olmamız gereken bir konudur.  Dolayısıyla Bingöl'ün sosyal, ekonomik, hizmet, eğitim, sağlık, gençlik, konut, kentsel dönüşüm sorunlarını çözmemiz lazım. Bu sorunları siyasi gerilimden uzak tutmamız lazım. Ben şahsen bunun çabasını göstereceğim, HDP milletvekili olarak şimdiden sözünü veriyorum.  Bingöl'ün selameti ve sorunları için. Mutlak suretle fikir birliği içinde Bingöl'e hizmet etmek için beraber ortak bir çalışacağız.

Biz yine siyaseten bir rekabet içerisinde olacağız ama bu Bingöl'e hizmet etmemiz için bir engel değildir.

Halkların Demokratik Partisi Bingöl Milletvekili Hişyar ÖZSOY Abdullah Öcalan Ahmet Davutoğlu Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı Koalisyon Suruç Çözüm Süreci Erken Seçim İmralı Kandil Şebnem Koçakelçi Enver Fehm
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
3 PKK’lı Öldürüldü
3 PKK’lı Öldürüldü
Jandarma’dan Kaçak Sigara Operasyonu
Jandarma’dan Kaçak Sigara Operasyonu