Reklamı Geç
Advert
                                    İdealinizdeki Seçmen
Hasan BERDİBEK

İdealinizdeki Seçmen

 

Son zamanlarda gündemi en fazla meşgul eden şeylerden birisi seçim olduğu için ben de kendimi bu konu hakkında konuşmak zorunda hissettim . Gerçi 300 işçinin öldüğü bir maden katliamı dahi birkaç ay konuşulur sokakta , sonrasında ancak duyarlı kişilerin ara ara anmalarıyla hatırlanır. Ama iş seçim olunca 5 ay öncesinden ergeni, genci, yaşlısı herkesin evde, sokakta, kahvede , yolda en çok konuştuğu şey seçimler oluverir. İnsanlar  öncelikle yerelde adaylarını tartışmaya başlarlar. Birkaç kişi erken açıklar, birkaç kişi bekler biraz ama yüzlerce isim telaffuz edilir. İşin acı tarafı ise seçmeni konuşan kimseyi bulamıyoruz. Seçmenlerin hepsi adayları konuşuyor ama adaylardan seçmeni konuşan yok. Bunu biraz daha özele indirgereyeceğiz ama ondan önce şu basit notu belirtmeliyim ki; milletvekilini seçecek olan kitleye millet denir. Millet ise o ülke topraklarında yaşayan ve o ülkenin kimliğini taşıyan, vatandaşlık hakkı olan kimselere denir. Yani bizlere. Yani seçilecek 550 ve aday olacak 10 bin kişi aday adaylarıyla 30 bin diyelim, bunlar dışındaki oy kullanacak yaklaşık 50 milyon vatandaşa biz seçmen diyoruz. Ve gerçekten onları seçmenler seçiyor. Seçmenin, milletin ve onun vekilinin ne olduğunu bildiğimize göre tekrardan özele yani kendi memleketimize dönelim. Onca usta kalemler varken, ülke durumu hakkında yorum yapmak bana düşmüyor şu anda.

Bingöl’de seçim ülkenin tüm sorunlarından çok daha fazla konuşulur. Dünya yansa bile birkaç hafta konuşulur ama şu anda seçim havasına girmiş bulunmaktayız. İktidar partisinden aday olmanın cazipliği ve çekiciliği çok daha fazla olduğu için aday sorulunca zaten iktidar partisinin adayı kastediliyor.  Peki seçmenler bu kadar adayları tartışırken adaylar neler yapıyor acaba? Şu anda aday adaylığı için ismi geçen insanların oranı nerdeyse seçmenin %5i gibi bir şey.  Bu aday çokluğunun sebebi ise öyle bir memleket ki hizmet için sıraya giren insanların haddi hesabı yok.  Benim sorum çok basit olacak. Neden bu adaylık için başvuruda bulunanların hepsi zengin kişiler? Fakirler memleketlerine hizmet etmek mi istemiyorlar? Yoksa fakirler daha mı gerizekalı oluyor? Yoksa fakirler zengin olmayı beceremedikleri için, milletvekili olmanın gereklerini yerine getiremezler mi diye düşünüyorlar? Bu konu hakkında fazla konuşmayacağım çünkü karpuzun kabuğunu bi yerlere düşürmek gibi niyetim yok şimdilik… (noktalarım devamlılık arz edecektirJ)

ADAYLARA- Adaylarımızın, ya da vekillerimizin nasıl olması gerektiğini soran anketler, adaylarımızdan neler beklediğimizi soran anketler, hizmet,proje gibi sözcüklerin havada uçuştuğu bir dönemde ben şu soruyu sormak istiyorum; SEÇMENİNİZİN NASIL OLMASINI İSTERSİNİZ? SEÇMENLERİNİZDEN OY DIŞINDA NELER BEKLERSİNİZ? Evet şimdi bunu sormanın tam vaktidir. Aday olmayı düşünenler ya da aday adaylığı için yarışanlar ya da oy verecek olanlar nasıl bir seçmen profili hayal ediyorlar acaba?  Adaylık kesinleşmeden önce hiç gitmediği köylere bir iki ziyaret yaparak, adını bilmediği insanlarla akraba toplantıları yapmakla ya da Ankara’ya gidip orada kendisini aday yapacak güçte olacak kişilerle lobi faaliyetinde bulunan sayın aday potansiyeline sahip olduğunu düşünen aday adayları acaba nasıl bir seçmen profili istemekteler? Kendilerini seçecek olanları muhatap almak yerine başka yerlerde çalışmalarını sürdüren aday adaylarının gözündeki seçmen profili ancak böyle olabilir;

 

1-itaatkar olmalı
2-karar verici değil kararı uygulayıcı olmalı
3-partisine, siyasetçisine sonuna kadar inanmalı
4-verilen emirleri eksiksiz ve harfiyen yerine getirmeyi görev saymalı
5-çalışkan olmalı, gönül ve işgücü mesaisini bu yönde harcamalı
6-yoksul ve yoksun olmalı ki parti bağımlılığı yüksek olsun içine kapanık, dirençli ve inatçı olmalı, vazgeçmemeli
7-birilerine muhtaciyet hissetmeli, bunu ruhunda saklı tutmalı
8-korkuları olmalı, vazgeçemedikleri olmalı, siyaseten yıkılmaz tabuları olmalı
9-siyasetçiyi duygulandıran, hissiyatını yükselten duruş sergilemeli
10-inançlı olmalıdır, ruhsal sığınmayı mutluluk saymalı bunu etrafıyla paylaşmalı
11-milli ve manevi duyguları güçlü ama yüzeysel olmalı

12-fazla düşünmeyen, sorgulamayan, soru sormayan olmalıdır.
13-bunları ve her şeyi onun yerine düşünen, bilen siyasetçiye bırakmalı
14-toplumun saadeti, geleceğin huzuru, hayatın tadını siyasetçiden beklemeli

 

SEÇMENLERE- Aday olacağı güne kadar sizle pek muhatap olmayan, mahallenizden ancak arabayla geçen,  fikir ve düşüncenize herhangi bir değer vermeyen, karşınıza çıkıp da;  Ey Seçmenim! Ben sizden sorgulamanızı, fikirlerinizi bana söylemenizi, dürüst olmamı istiyorsanız benden kişisel şeyler istememenizi, önümde eğilmek yerine, beni oraya gönderecek kişiler olarak dik durmanızı, hatalarımı yüzüme vurmanızı, benim için şikayetçi olduğunuzda bunu sokağa çıkıp ilan etmenizi, biber gazı ve copla sizleri kendimden uzaklaştıracak biriysem şimdiden sizler beni kendinizden uzak tutun diyebilecek kişileri kendinize baş edin.  Sevgili seçmendaşlarım, lütfen ama lütfen bildikleriniz, doğru bulduklarınıza göre hareket edin. Dürüst olanı ve arkasından küfür etmeyeceğinizi seçin. Bilinçli insanlar olduğunuzu, inanılmaz zekalara sahip olduğunuzu görüyorum. Kahvelerde, parklarda konuştuklarınızı adaylara söyleme cesaretini edinmeye çalışın. Sizlerden duyduklarım gerçekten ülkeyi yönetenlerin akıllarına gelemeyecek cinsten çözümler ve öneriler oluyor ama bunları bir araya getirin. Hz. Ömer'in "Fırat kenarında bir koyunu kurt boğazlasa hesabı Ömer'den sorulur" sözünü hepiniz çok iyi biliyorsunuz, işte bu yaklaşıma sahip olduğunu düşündüğünüz adaylara verin temsil hakkınızı. Siz burada, sizin tüm haklarınızı Ankara’da devletin merkezinde temsil edecek olan kişileri seçeceksiniz. Senin hakkını gasp etmek bir yana, en ufak bir haksızlığa uğradığını hissettiği anda mecliste elini kürsüye vurabilecek adayları belirlemelisin. Eğer istediğin adayı çıkarmıyorlarsa karşına bu olmamış diyebilme dürüstlüğünü sandıkta göstereceksin. Sen kendi hak ve yetkilerin için bir vekil tayin edeceksin ve bu da seni temsil etme niteliğinde olmalıdır. Partiye ve adaylara bakmalısın, genel başkana bakmayacaksın. Seçilecek parti, genel başkandan ibaret değildir. Partiler her şeyden önce bir ekiptir. Bu ekip içinde birçok genel başkan adayı da vardır. Nitekim ölen veya görevinden ayrılan genel başkanlar yerine hep yenileri seçilmiştir. Elbette genel başkan çok önemlidir; ancak belli bir düşünce etrafında ülkeye hizmet için örgütlenmiş siyasi parti de önemlidir. Bu örgütler içerisinde yer alan adaylar hepsi seni temsil edecek nitelikte olmayabilir. Sen vekaletini herkese veremezsin.  Bu yüzden genel başkanı beğenmeye veya beğenmemeye takılıp kalmak seçmen açısından yanıltıcı sonuçlar doğurabilir. 

GAZETCİ / YAZAR : HASAN BERDİBEK

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Galericilere Yetki Belgesi
Galericilere Yetki Belgesi
3 PKK’lı Öldürüldü
3 PKK’lı Öldürüldü