Reklamı Geç
Advert
Ma Xur Wazen
Hasan BERDİBEK

Ma Xur Wazen

Sonunda bu ülkede koltuk sevdalısı olmayan bir takım elbiseli görmenin mutluluğunu yaşamış bulunmaktayım. Adı Binali. Başbakan. Ve koltuğundan o denli rahatsız ki artık çıkıp başkanlık gelmezse ağlarım bak diyecek nerdeyse. Başbakanlığı istemiyorum komple kaldırılısın hatta diyor. Koltuk sevdalısını geçtim koltuk nefretlisi resmen. Bu adam ülkesini o kadar çok seviyor ki, eğer ben gitmezsem bu ülke bölünür diyor. Kendini ihbar ediyor adam, başkanlık gelmezse ülke bölünür, yani bu başbakan ülkeyi böler diyor da bir türlü kulak vermiyoruz adamın sesine. Ben yürütmenin başında yürütemiyorum diyor açık açık ama anlayana işte…

Ülkenin durumu ortada. Başkanlık gelmezse bölüneceğiz. Bu birlik ve beraberliğimizin had safhada olduğu şu dönemde bölünmemek için tek çare başkanlıkmış. Ekonomi de düzelirmiş. Dolar da ''aaa bunlar da bizim gibi başkanlık hadi artık bir dolar ile bir tl de eşit olsun'' diyecek sanırım… Cidden komik bir hal aldı artık bu gidişatımız. Yok öyle kapanan tvler, tutuklanan gazeteciler, kapatılan gazeteler falan hiç konuşmayacağım ben. Barış falan deyip de teröre çanak tutmaya da niyetim yok. Ben yine kendi memleketim Bingöl’den bahsedeyim.  Geçen sağlık bişeysileri il müdürlüğü Kasımın 1inde  hastanenin teslim süresi dolacak falan gibi ‘’şu an itibariyle talihsiz’’ bir açıklama yaptı. Hastaneyi teslim eden falan yok. Zaten kendisi de ay içerisinde teslim edilir diye bekliyorum demiş esasen. Yani kendisinin de haberi yok.  Hastaneden de fazla konuşmayalım. Köprü için müjdeli haberi vereyim. Geçtiğimiz günlerde afatlar virajindaki yollar yapılmaya başlandı. Bu da demek oluyor ki köprünün yapımına en kısa sürede başlanacak. Çünkü eğer çarçur edilmeycekse oraya yol yapmanın manası yok. Çünkü ben gördüm yapmasalar da araba geçebiliyor. Yani yapmak çok manasız. Ama bugün bunu yapabilen yarın köprü de yapar demedi demeyin… Köprü ile hastaneyi haletliğimize göre artık başka şeyler de isteyebiliriz. Belediye binası mesela. Olsa bence Bingöl’de çok hoş durur. Abartmış gibi olacağım belki ama kütüphane de Bingöl’de güzel durur. Yok artık bu ne dediğini bilmiyor diyeceksiniz ama ben tüm tepkileri göze alarak bu şehre bir kütüphane istiyorum. Yok yok tiyatro falan istemiyorum. Eldekilere çok sahip çıktık da sanki. Şehrin çocukları kendi emekleriyle çalışarak didinerek,  bu şehrin sanatına katkı yapmaya çalışsınlar biz onlara burun kıvıralım. Elin memleketinden gelen tiyatro gruplarını da viaypi misafir gibi ağırlayalım. Bize de bu yakışır ancak. Bizi adamdan saymayıp hazırlıksız gelip sadece paramızı alıp gitme derdinde olan söz de sanat icra edenlere sınırsız imkan verelim. Kendi imkanlarıyla oyunlar sahneleyen, yazan, ve bu şehirde eksikliği yıllardır bulunan sanatsal faaliyetleri gönüllü yapan çocuklara da elimizden geldiğince engel çıkaralım. Bu şehrin kısa özeti bu işte. El gelir bey olur. Kendi toprağımız düşman görünür bize.. Daha şehrin yüzde sekseni ömrü hayatında canlı tiyatro izlememiş. Bir demet tiyatro sayılmıyor yalnız. Kütüphaneye gidip kitap okuma şansı bulamamış binlerce öğrenci var bu şehirde. Bu çocuklar geleceğimiz ama biz şimdiden onların geleceğini belli kalıplara sokmuşuz. Kütüphaneye gidip kocaman salonlarda kitaplar arasında kendi okuyacağı kitabı seçip o kitapta duyduğu şehirde yaşamayı hayal eden çocuk yetiştirmiyoruz. Tiyatroda izlediği ağabeyler gibi toplumun hissettiği ama anlatamadığı duygulara tercüman olmayı hayal eden çocuk yok gibi. Bu şehirde kaç tane çocuk tiyatro sanatçısı olmayı hayal ediyor? Bu şehirde kaç tane çocuk yazar ya da seyyah olmayı hayal ediyor? Bu şehirde çocuklar müteahhit olup beyaz passata binmekten, ya da sigortalı maaşlı bir işten başka neyi hayal ediyor? Biz farkında değiliz ama takım elbiselilerle el ele verip bu şehrin geleceğini yok ediyoruz. Çocuklara rezil bir gelecek, kan, savaş gibi insanlığa ait olmayan ne varsa onları vaat ediyoruz. Bu noktada tek suçlu belli bir kesim değil. Suçlu hepimiziz. Yıllardır düştük bir hastane peşine başka da bir şey istemeye fırsatımız olmadı. Bu şehirde havaalanı da 14 yıl sürmedi mi? Doğalgazı da üç yıl önce bir mitingde kullanmaya başlamamış mıydık? Evet istiyoruz. Her okulda her evde her kahvede birer kütüphane var deseler de biz valilikten daha büyük bir şehir kütüphanesi istiyoruz. Biz belediyeden daha büyük bir şehir tiyatrosu istiyoruz. He belediye yok ki. Olsun biz yine de istiyoruz. Artık yeter bundan sonra ne kadar değişik şey var biz onları bulup onlardan istiyoruz. Diğer şehirlerde ne varsa bizde de olsun. Bir kişi de faydalanacaksa  kafidir…  Biz kendimize istiyoruz. Ma xur wazen

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mirzan mahallesinde elektrikler kesilecek
Mirzan mahallesinde elektrikler kesilecek
3 PKKlı ölü elegeçirildi
3 PKKlı ölü elegeçirildi