Reklamı Geç
Advert
Ne Var Ki Halimizde
Hasan BERDİBEK

Ne Var Ki Halimizde

Son günlerde ülke gündemini en meşgul eden konulardan başlayıp yerele doğru ilerleyeceğiz bugün de. Gerçi artık söylediklerimizin hiçbir etkisi olduğunu da sanmıyorum. 

‘’Öyle bir hale geldik ki’’ diye başlayan bir sürü cümle kurabilecek kadar vahim bir durumdayız. Herşeye alıştık, tepkisizleştik. Ülke olarak cumhurbaşkanı hariç kimi derdest edip hapse gönderseler ses çıkarmayacakmışız gibime geliyor. Demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik gibi insani hakları talep etmeye kalkışmak ise ciddi bir cesaret gerektiriyor.  Milletin iradesi diyerek oturdukları koltuklarda şu anda milletin iradesini gasp etmeyi vatan hizmeti sayanlar yarın bunun hesabını yine aynı millete vermek durumunda kalacaklar. Ve o zaman kandırılmadıklarını yüzlerine haykıracak olan insanları kandıramayacaklarını da anlayacaklar. Mağdur edebiyatının miadını doldurduğunu kendileri açıkça ifade ederken bir nevi kendi silahlarını teslim etmiş oluyorlar… Çanlar kendileri için çaldığı vakit mağdurun ya da mazlumun yanında olmayı çoktan unutmuş bir toplum görecekler. Ve onların canını acıtan şey de bu toplumun kendi eserleri olduğunun bilincinde olmaları olacak.

Dolar meselesine bir iki laf edeceğim ama laf bırakmadılar ki. Gezi eylemlerinde 1.82 den 1.90’a çıktığında faiz lobisinin işi bu dediler. Ağaç değil mesele ülkeye zarar vermek. 8 kuruş çıkınca 10 milyar dolar zarardayız diye meydanlarda naralar attılar.  O zamandan 145 kuruş fırladı dolar düz mantıkla 145/8*10 180 milyar dolar zarardayız. Ama sarayın danışmanı çıkıp diyor ki doların yükselmesi ekonominin iyiye gittiğinin işaretidir. O kadar mı aptalız gözünüzde?  Haberlere bakamıyoruz zaten, havuz medyası doları bile düşük göstermekten çekinmiyor bazen. Ama son günlerde zam haberleri de görmüyor değiliz. Mazota 9 kuruş zam, bakliyat ürünleri  %100 zam, ekmeğe bir şey olmasa bari. Gerçi ekonomi bakanının dediğine göre dünyadaki en yüksek asgari ücretlerden biri de bizdeymiş. Milli gelire göre tabii ki. Ama o milli gelirin ne kadarı millete ulaşıyor onu da uluslar arası şeffaflık örgütünün son verilerine bakarak öğrenebiliriz. Yolsuzluğun en fazla olduğu ülkelerden biriyiz. Üstelik ülkede yaşayan insanların bir çoğu da yolsuzluğun olduğunun bilincinde maalesef. Neyse bunların ne önemi var ki? Bizi kurtaracak tek şey var o da başkanlık…

Başkanlık gelince demokrasi gelecek, başkanlık gelince dolar 1 tl olacak, başkanlık gelince köprülerden geçiş ücreti alınmayacak, her vatandaş 1000 tl vatandaşlık maaşı alacak. Asgari ücret 3000 tl olacak. Gazeteciler, milletvekilleri,belediye başkanları serbest kalacak. İdam geri gidecek. Feto iade edilecek. Nevruz evlenecek. Bingöl hastaneye kavuşacak. Var olan hastaneler doktora, var olan doktorlar şiddetsizliğe, şiddet çiçeğe, fidanlar ağaca,ağaçlar ormana, ormanlar 2Bye, 2Bler tokilere, tokiler doğalgazlara kavuşacak. Hatta menekşeler kokacak, mecliste yasalar çıkacak….

Başkanlık geldiği zaman rektörleri üniversitelerde profesörler kendileri seçecekler. Şimdi seçemiyorlar pek. Çünkü şimdi lisans mezunu cumhurbaşkanı daha akıllıca seçimler yapabiliyor. Bir de başkan olsa ah bir de başkan olsa. Şimdi ben bir laf edince hakaretten yargılanıyorum da bence esas hakareti edenler yargılanmıyorlar. Sarayda etrafında fır dönüp bir sürü süslü hakaretler edenlere bir şey olmuyor nedense. Ayrıca bazı yazarlar kendisine çoban demesine içerleyip bunu kullanmaya kalkışmışlar çok ayıp etmişler. Kişi kendini bildikten sonra ülke de yönetir imparatorluk da kurar. Söylediklerim hiç kimseyi  kızdırmasın. Bu sözleri kendisi okusa eminim beni tebrik eder. O da sıkılmıştır etrafında ona hiç olmadık laflar edilmesinden.  Artık insan muamelesi görmeyi özlemiştir belki. Birinin yak şu çayın yanında bir sigara az nefes alalım demesine bile ihtiyacı vardır belki. Ama kimse insan gözüyle bakmadığı için. Gördüğü rüyayı anlatacak bir dostu var mıdır? Maç izlerken küfür edebileceği bir ortamı? Bir ordu takım elbiseliyle git tribünde otur sessizce maç izle gel. Neyse konumuz bunlar değil tabii ki. Başkan olacak ve görecek ki aslında gelen gideni aratıyormuş. Biz yine biz demiştik diyeceğiz ama onlar yine kandırıldık diyecekler. Ama bu sefer beyinleri tarafından kandırıldıklarını iddia edecekler. Kandırılabilen insanların ülkeyi yönetmesi, bizlerin haklarını savunması ya da bizler için yasa çıkarması da aslında acı bir şeydir ama onu da uzun uzadıya yazmanın manası yok. Cidden manası yok ha. Kimsenin umrunda değil eminim…

Gelelim şehirlerin en güzeline. Deniz yerine gökyüzüyle avunduğumuz, dağlar ile korunaklı gökyüzünün de deniz kadar mavi, deniz kadar uçsuz olduğu görünümü küçük kendisi metropol şehrimize… Hastanemiz hala açılmadı ama gazetelerde resimleri çıkmaya başladı, gösterip gösterip açmıyorlar yine. Doğalgaz geldi ama çilesi daha önce. Çünkü bizde çilesini çekmeden mümkün değil bir şeyin sefasını sürmek. Belediyemiz ise hizmette sınır tanımamaya devam ediyor.Bisiklet yolu yapıldı şehrimizin çeşitli yerlerinde. Hatta son birkaç gündür yaşanan trafiğin sebebi de bisikletlilerin çılgınca bu yollara akın etmesi olmuş. Artık hangi işten mavi boya kalmışsa yollara biraz biraz serpiştirerek bisiklet yolu yapmışlar.  Vallahi asfalta gökyüzü çizmek istedik boyamız yetmedi deseler daha bir hizmet olurdu ama olsun yine de belediyemiz en sevdiğim kurumdur. Bütün primi ordan yapıyorum ben… Malzeme konusunda hiçbir sıkıntıları yok. Ha bir de kış geldi dere kenarlarında içmek zorunda kalan vatandaşlara kapalı mekan sağladığı içinde düşünceli belediyemizi tebrik ediyoruz. Vallahi benim bile aklıma gelmezdi üç katlıların böyle çok amaçlı kullanılabileceği. Tabi semt konağını emniyete devredince mecburen bir telafi hamlesi gerekiyordu… 

Daha güzel şeyler yazmayı ve yazabilmeyi umut ederek bir yazıyı daha sonlandırıyorum. Biraz da iyi şeylerini yaz bu adamların diyen arkadaşlara da ülkede medya dediğiniz herkes yazıyor zaten yeterince. Aynı kanaldan izledikleri haberleri birbirlerine zaten anlatıyor insanlar. Doların yükselmesinin iyi bir şey olduğunu benim anlatmama gerek yok sanırım. Meclis yasa çıkarmasa da olur dememe de gerek yok. Rektör olmak için aday olmaya gerek yok da demem gereksiz. İnsanlar zaten hepsini her gün görüp izliyor, okuyor. Saygılarımla

 


Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve BingölHaber'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mirzan mahallesinde elektrikler kesilecek
Mirzan mahallesinde elektrikler kesilecek
3 PKKlı ölü elegeçirildi
3 PKKlı ölü elegeçirildi