Reklamı Geç
Advert
Anayasa Nasıl Yapılmalı
Hasan BERDİBEK

Anayasa Nasıl Yapılmalı

Ben bir hukukçu değilim. Ben bir siyasetçi de değilim. Ve ben herhangi bir konumda bulunan idareci, yönetici amir vs. de değilim. Ben Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde doğmuş ve büyümüş, sıradan düz bir vatandaşım. Biraz da iletişimciyim. Anayasa nasıl yapılır, neler dikkate alınır, maddeleri nerelere çekilir, nerelerde kullanılır bilmiyorum. Fakat bildiğim bir şey var ki Anayasa böyle yapılmaz.

Anayasa ülkedeki yasaların dayanağı olmalı, yapılacak olan yasaların onunla zıtlık göstermesi imkansız olmalı ve Anayasa ülkedeki vatandaşların huzurunu, sosyal yaşamını, insani haklarını, yasal haklarını güvence altına alan bir toplum sözleşmesi maiyetini taşımalı. Anayasa devletin varlığının ve devamının güvencesi olmalı ki şahıslar ve iktidarlar değişse de devlet kalıcı olabilsin. Anayasa yapılırken ülkede yaşayan tüm vatandaşlar hatta canlı olan ağaçlar, hayvanlar dahil göz önüne alınarak yapılmalıdır. Peki Anayasa nasıl yapılmalı?

Öncelikle Anayasa ülkede olağanüstü bir hal var iken yapılmamalı. Ülkede var olan günübirlik sıkıntıları çözmek için değil, ülkenin geçmişte yaşadığı sıkıntılardan başlanarak gelecekte olası sıkıntılar da hesaba katılıp öyle yapılmalı. Anayasa yapılırken 80 milyonun fikrini almak imkansız olsa da en az bunun yarısı kadar insanın fikri ve görüşü alınmalı. Öncelikle üye sayısı 5 bini geçen tüm STK’lara 3-5 ay süre tanınarak hayal ettikleri ya da olmasını istedikleri Anayasa hakkında birer rapor talep edilmeli. Toplum huzurunu, refahı, eğitimi ve sağlığı yüksek noktalara taşımış ülkelerin Anayasaları incelenmeli. Sosyologlara, iletişim uzmanlarına, kanaat önderlerine nasıl bir Anayasa ile yönetilmek istedikleri sorulmalı.  Tabi bu kişiler de hakim oldukları toplum ve çevrelerde bunun araştırmasını yapmalı. Esas önemli olansa herhangi bir görüş ve ideolojiye açıkça yanlı olmayan, hukuk üstünlüğünü kendine şiar edinmiş toplumca iyi bir hukukçu olduğuna kanaat getirilmiş kişilerden bir komisyon kurulmalı ve bu komisyondan iyi bir Anayasa yapmaları istenilmeli. Tabi komisyon dediğimiz şeyin içerisinde hukukçuların önderliğinde sosyologlar, iletişim uzmanları, psikologlar, siyasiler de yer almalı. Öyle birkaç haftada ya da ayda değil tam olarak bir yıl boyunca bu Anayasa üzerinde çalışacak bir komisyon olmalı bu. Sonra da komisyonun hazırladığı taslaklar meclise sunulmalı ve meclis de bu Anayasa’nın her cümlesini günlerce haftalarca iyice bir tartışmalı ve oylamalı. Sonra da bunların hepsi yine aylarca televizyonlarda, sosyal medyada, gazetelerde madde madde halka anlatılmalı. Halk durumu ve yeni Anayasa taslağını iyice öğrendikten sonra da onaylaması için halk oyuna sunulması gerekir. İyi ve sağlık bir Anayasa böyle yapılır.

Peki biz ne yapıyoruz? Kimlerin hangi şartlar altında hazırladığını bilmediğimiz 18 tane Anayasa maddesini değiştiren bir taslak meclisimize geliyor. Bizler için artısı ve eksisi mecliste tartışılmayan(çünkü artısını ve eksisini bilecek kadar konuya hakim olmayan düzinelerce vekilimiz var) bu taslak mecliste oylanıyor ve vekiller onaylayarak bizlere gönderiyor. Sonra da bizlere diyorlar ki bu değişikliklere evet ya da hayır deyin. Hiç düşünmeden evet deyin. Birkaç kez düşünerek hayır dememeye çalışın. Bu Anayasa ülkedeki iki başlılığı bitirecek onu anladık. Başbakan tarihe karışacak. Peki bu ülkede bir başbakanın olması hangi yanlışlara yol açtı bugüne dek? Eğitim sisteminin çökmesinden mi? Ekonominin kötüye gitmesinden mi? İnsanların kutuplaşmasından mı? Sağlıkta, sporda, sanayide, tarımda herhangi üst düzey bir dünya ülkesine yaklaşamamamızdan mı? Yoksa bunların hepsinden mi sorumlu olan tek mercii başbakanlık? Başbakanlık kalktığı zaman her şey daha mı güzel olacak? Mesela ben ülkenin en önemli gündemi olan Anayasa değişikliği ile ilgili fikrimi beyan ettiğimde kimse gelip beni uyarmayacak mı? Yaptığım şeyin suç olmadığını, herhangi bir yasaya aykırı olmadığını bilmesine rağmen bazı insanlar yine de sus demeyecek mi? Dolar düşecek mi mesela? Benzini daha ucuza alabilecek miyim? Hastalandığımda para talep edilmeden tedavi edilecek miyim? Hayatımda gitmediğim İstanbul’da yapılan köprüden geçen araçların parasını ödemeyecek miyim? Ya da kullanmadığım bir elektriğin parasını ödemek zorunda kalmayacak mıyım? Neler değişecek hayatımda bunu açıklayan biri olacak mı ya da?

Her görüşten insanlar çıkıp değişen maddeler hakkında konuşuyor. Kimisi çok iyi diyor kimisi çok kötü diyor. Herkesin de dayanak noktaları var. Henüz oylanmamış, onaylanmamış bir Anayasa’nın bu kadar çok tartışmaya açık olması sağlıklı mıdır? Anayasa’nın değişmesi noktasında nerdeyse toplumun her kesimi hemfikir iken nasıl bir değişikliktir ki bu toplum bu kadar parçalanabiliyor. Evet hukukçu değilim ama bir Anayasa’nın böyle yapılmayacağını biliyorum. Anayasa toplumun her kesiminin etrafında toplanabileceği, her kesime her fikre hakemlik edecek, kimsenin tarafsızlığından şüphe etmeyeceği bir toplum sözleşmesi halinde yapılmalıdır. Merkezine insanı almalıdır.(insan derken, o Anayasa ile yönetilecek tüm insanlar kastedilmiştir)

Biz yolumuzda her yıl oluşan çukurlara yama isteyen bir toplumuz. O yüzden asla sağlam yollara sahip olmayacağız. Biz delik deşik hale gelmiş bir Anayasa’yı da 18 madde değiştirerek yamamaya çalışıyoruz. Biz asla yıkılmayacak ir Anayasa’ya da sahip olmayacağız.

Biz yanlış yapıyoruz. Üstelik yaptığımız şeyin yanlış olduğunun farkında olarak. Biz yanlışı dahi yanlış bir şekilde savunuyoruz. “Evet” ya da “Hayır” hangi fikre sahip olursak olalım bunu doğru bir şekilde ifade edebilmeliyiz. Yasaların ve demokrasinin verdiği bir hakla evet ya da hayır diyeceğiz. Demokrasi için aylarca meydanlarda nöbet tutan milletin demokratik haklara da saygı göstermesi gerekir. Seçimler, siyasetçiler,yasalar gelip geçse de bizlere kalacak olan devlettir. Çocuklara miras bırakılacak tek şey ise insanlıktır. İnsanlığımızı bu oylamanın dışında tutarak, her fikre her görüşe saygılı ve ölçülü davranarak ve hatta bir adım öne gidip ön yargılardan kurtulup karşımızdakine ikna olmaya çalışarak daha doğru anlayacağız. Kati bir suretle hayır diyorum demesin kimse, gel kardeşim beni neden evet demem noktasında ikna et diyerek tartışmalı herkes. Yani herkes karşı görüşten bir şeyler almaya çalışmalı. Sonuçta herkesin fikrinin bir dayanağı var. Ve bu süreçte ülkece insanlığımızı ve saygımızı koruyarak hareket etmeliyiz.

Haddim olmadan yine fikrinize, seçiminize, duruşunuza karışmış olabilirim. Ama keşke bunları ülkeyi yönetenler söylese bizlere. O günleri de göreceğimize inanıyorum. Saygılarımla…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mirzan mahallesinde elektrikler kesilecek
Mirzan mahallesinde elektrikler kesilecek
3 PKKlı ölü elegeçirildi
3 PKKlı ölü elegeçirildi